Daron Acemoğlu uyardı: ABD’de işsizlik üç katına çıkabilir
Yapay zekâ çalışma hayatını dönüştürürken, teknolojinin istihdam üzerindeki etkisine ilişkin tartışmalar giderek büyüyor.
Nobel ödüllü ekonomist Daron Acemoğlu, yapay zekânın mevcut kullanım biçiminin değişmemesi halinde ABD’de işsizliğin gelecek 10 yılda üç katına çıkabileceği uyarısında bulundu.
CBS News’un “60 Minutes” programında ele alınan konu, yapay zekânın artık yalnızca internet üzerindeki verilerle değil, farklı mesleklerden insanların doğrudan deneyimleriyle eğitildiğini ortaya koydu.
Doktorlardan hukukçulara, müzik yapımcılarından finans uzmanlarına kadar çok sayıda profesyonel, yapay zekâ sistemlerinin geliştirilmesine katkı sağlıyor.
100 binden fazla uzman yapay zekâyı eğitiyor
Yapay zekâ ekonomisinin ortaya çıkardığı yeni iş alanlarından biri de AI eğitmenliği oldu.
San Francisco merkezli Mercor, finans, mimarlık, hukuk ve şiir gibi çok farklı alanlarda yapay zekâ modellerinin eğitilmesi için 100 binden fazla serbest çalışan uzmandan oluşan bir ağ kurdu.
Bu sistemde uzmanlar, yapay zekâya kendi mesleki bilgilerini aktarıyor.
Bir doktor laboratuvar sonuçlarının değerlendirilmesine ilişkin geri bildirim verirken, bir müzik yapımcısı yapay zekânın hazırladığı şarkı sözlerini inceliyor.
Uzmanların deneyiminin sisteme aktarılması, yapay zekânın belirli mesleklerdeki performansını artırmayı hedefliyor.
Ancak bu durum yeni bir soruyu da beraberinde getiriyor: İnsanlar, gelecekte kendi işlerini yapabilecek yapay zekâyı mı eğitiyor?
Yapay zekâ insanın yerini mi alacak?
Mercor CEO’su Brendan Foody, yapay zekânın çalışanları tamamen devre dışı bırakacağı görüşüne katılmıyor.
Foody’ye göre yapay zekâ, çalışanların rutin ve tekrarlayan görevlerini üstlenerek insanların daha yaratıcı ve nitelikli işlere zaman ayırmasını sağlayabilir.
Müzik yapımcısı Robbie Hiser de özellikle yaratıcı sektörlerde insan deneyiminin önemini koruyacağını düşünüyor.
Hiser, yapay zekânın sahip olmadığı en önemli unsurlardan birinin insanın yaşam deneyimi olduğunu savunuyor.
Ancak teknoloji şirketlerinde ortaya çıkan verimlilik artışı, istihdam konusunda daha karamsar senaryoların da tartışılmasına neden oluyor.
Yapay zekâ eğitmenliği hızla büyüyor
LinkedIn verileri, yapay zekâ eğitmenliğinin ABD’de en hızlı büyüyen iş kategorileri arasında bulunduğunu gösteriyor.
Mercor’da çalışan uzmanların saatlik gelirleri ise yapılan işin niteliğine ve uzmanlık alanına göre 20 ila 200 dolar arasında değişebiliyor.
Fakat bu yeni istihdam modeli geleneksel tam zamanlı çalışma düzeninden oldukça farklı.
Uzmanların önemli bir bölümü projelere göre çalışıyor ve iş yoğunluğu dönemden döneme değişebiliyor.
Bu nedenle yapay zekânın yeni iş alanları yaratırken aynı zamanda daha esnek ve güvencesiz çalışma modellerini de yaygınlaştırabileceği belirtiliyor.
Hukukçuların deneyimi yapay zekâya aktarılıyor
Yapay zekânın mesleki deneyimlerden öğrenmesinin dikkat çekici örneklerinden biri hukuk sektöründe yaşanıyor.
ABD’deki hukuk firmalarından Vorys, Sater, Seymour and Pease, Stanford Üniversitesi bünyesindeki Liftlab ile birlikte kıdemli avukatların deneyimlerinden yararlanılarak geliştirilen yapay zekâ sistemleri üzerinde çalışıyor.
Söz konusu sistemler, belgeleri belirli avukatların çalışma yaklaşımına benzer biçimde değerlendirebiliyor ve hukukçulara geri bildirim sağlayabiliyor.
Ancak hukuk sektöründeki uzmanlara göre yapay zekânın amacı avukatların tamamen yerini almak değil, onların çalışmalarını desteklemek.
Onlarca kişinin yaptığı işi birkaç kişi yapabiliyor
Yapay zekânın üretkenlik üzerindeki etkisini gösteren örneklerden biri de teknoloji yöneticisi Clara Shih’in açıklamaları oldu.
Shih’e göre geçmişte bir ürünün geliştirilmesi, prototipinin hazırlanması ve müşteriye sunulması için onlarca kişinin görev aldığı süreçler, bugün yapay zekâ ajanlarının yardımıyla çok daha küçük ekipler tarafından gerçekleştirilebiliyor.
Bu değişim, şirketler açısından önemli bir verimlilik artışı anlamına gelirken, çalışanlar açısından ise ciddi bir dönüşüm riskini beraberinde getiriyor.
En büyük risk genç çalışanlar için
Yapay zekâ kaynaklı dönüşümün ilk etkilediği gruplardan birinin kariyerinin başındaki çalışanlar olabileceği belirtiliyor.
Stanford araştırmalarında, yapay zekâya yüksek düzeyde maruz kalan bazı mesleklerde genç çalışanların işe alımlarında gerileme görüldüğüne dikkat çekiliyor.
Özellikle yeni mezunların üstlendiği pazar araştırması, veri analizi, rapor hazırlama ve ilk taslak oluşturma gibi görevlerin yapay zekâ tarafından gerçekleştirilebilmesi, giriş seviyesindeki işlerin geleceğine ilişkin soru işaretlerini artırıyor.
Bu durum yalnızca gelir kaybı açısından değil, kariyer basamaklarının ilk halkasının zayıflaması açısından da önem taşıyor.
Genç çalışanların deneyim kazanacağı görevlerin azalması, uzun vadede iş gücü piyasasının yapısını değiştirebilir.
Amerikalılar yapay zekâdan endişeli
Yapay zekânın çalışma hayatındaki etkisi toplumdaki kaygıları da artırıyor.
ABD’de yapılan araştırmalar, çalışanların önemli bir bölümünün teknolojinin kendi işlerini nasıl etkileyeceği konusunda endişe taşıdığını ortaya koyuyor.
Kaynak: EkonomiDünya