Mahfi Eğilmez uyardı: Büyüme var, refah neden yok?

Mahfi Eğilmez açıkladı: Milli gelir artıyor, vatandaş neden yoksullaşıyor?

Türkiye ekonomisinde büyüme rakamları yükselirken vatandaşın günlük yaşamında aynı ölçüde bir refah artışı hissedilmemesi, ekonomik tartışmaların önemli başlıklarından biri olmaya devam ediyor.

Ekonomist Mahfi Eğilmez, milli gelir ve gayrisafi yurt içi hasıladaki (GSYH) artışın neden toplumun bütün kesimlerine aynı oranda yansımadığını değerlendirdi.

Eğilmez’in analizinde enflasyon, reel büyüme, döviz kuru ve gelir dağılımındaki eşitsizlikler öne çıktı.

Ekonomik büyüme, bir ülkenin belirli bir dönemde ürettiği mal ve hizmetlerin toplamındaki artışı gösteriyor.

Ancak büyümenin gerçekleşmesi, vatandaşların satın alma gücünün yükseldiği veya yaşam koşullarının iyileştiği anlamına tek başına gelmiyor.

Ekonominin genelinde oluşan büyümenin hanelerin gelirlerine ne ölçüde yansıdığı ve artan fiyatlar karşısında bu gelirlerle nelerin satın alınabildiği, refahın değerlendirilmesinde belirleyici oluyor.

Cari büyüme ile reel büyüme arasındaki fark

Mahfi Eğilmez’in değerlendirmesinde dikkat çektiği temel konulardan biri, cari fiyatlarla hesaplanan ekonomik büyüme ile reel büyüme arasındaki fark.

TÜİK’in 2025 yılı verilerine göre Türkiye ekonomisi cari fiyatlarla yüzde 41,6 büyürken reel büyüme yüzde 3,7 olarak gerçekleşti.

Cari fiyatlarla büyüme, ekonomide üretilen mal ve hizmetlerin güncel fiyatlar üzerinden hesaplanan parasal değerindeki artışı ifade ediyor.

Bu artışın içinde hem üretim miktarındaki değişim hem de fiyat hareketleri bulunuyor.

Reel büyüme ise fiyat etkileri arındırılarak ekonominin gerçekte ne kadar genişlediğini ortaya koyuyor.

Dolayısıyla nominal büyümenin yüksek olması, üretimin de aynı oranda arttığı anlamına gelmiyor.

Fiyatlardaki yükseliş, toplam ekonomik büyüklüğün parasal değerini artırırken vatandaşın elde ettiği gelirin satın alma gücünde aynı ölçüde bir iyileşme yaratmayabiliyor.

Enflasyon, gelir artışının etkisini azaltıyor

Vatandaşın ekonomik durumunu belirleyen en önemli unsurlardan biri, gelirindeki artış ile harcamalarındaki yükseliş arasındaki fark.

Maaşların, ücretlerin ve diğer gelirlerin artması ilk bakışta olumlu bir gelişme olarak görülse de temel ihtiyaçların fiyatları daha hızlı yükseldiğinde bu artışın etkisi sınırlı kalıyor.

Örneğin, aylık geliri yüzde 30 artan bir kişinin zorunlu harcamaları yüzde 50 yükselirse gelirindeki nominal artış, satın alma gücünü korumaya yetmiyor.

Kişi daha yüksek bir gelir elde etmesine rağmen ay sonunda daha az tasarruf yapabiliyor veya temel ihtiyaçlarını karşılamakta daha fazla zorlanabiliyor.

Bu nedenle ekonomik refahın değerlendirilmesinde yalnızca ücret artışlarına değil, enflasyondan arındırılmış reel gelire ve hanelerin gerçek harcama kapasitesine bakılması gerekiyor.

Hayat pahalılığı her haneyi aynı ölçüde etkilemiyor

Enflasyonun toplum üzerindeki etkisi, hanelerin gelir düzeyine ve harcama alışkanlıklarına göre değişiyor.

Gelirinin büyük bölümünü kira, gıda, enerji ve ulaşım gibi zorunlu ihtiyaçlara ayıran düşük ve orta gelirli kesimler, bu kalemlerdeki fiyat artışlarından daha fazla etkilenebiliyor.

Gelirinin önemli bir bölümünü temel ihtiyaçlara harcayan bir hanenin fiyat artışlarına karşı hareket alanı sınırlı kalırken daha yüksek gelire sahip kesimler harcamalarını yeniden düzenleyebiliyor veya tasarruflarını farklı araçlarla değerlendirebiliyor.

Bu tablo, ortalama enflasyon oranının her vatandaşın yaşadığı hayat pahalılığını aynı ölçüde açıklamayabileceğini gösteriyor.

Özellikle kira ve gıda harcamalarının bütçedeki payı yüksek olan kesimlerde hissedilen enflasyon, genel ortalamadan daha ağır algılanabiliyor.

Hizmet sektöründeki büyüme fiyat artışlarından etkileniyor

Ticaret, turizm ve dijital hizmetler gibi alanlarda yaşanan büyümenin değerlendirilmesinde de fiyat hareketleri önem taşıyor.

Bu sektörlerde elde edilen gelirlerin yükselmesi, her zaman aynı oranda daha fazla hizmet üretildiği veya reel katma değerin arttığı anlamına gelmiyor.

Hizmet fiyatlarındaki yükseliş, sektörlerin nominal cirolarını ve ekonomik büyüklüklerini artırabiliyor.

Ancak gerçek üretim artışının anlaşılabilmesi için fiyat etkilerinin ayrıştırılması gerekiyor.

Bu ayrım yapılmadığında ekonomik faaliyetlerdeki parasal genişleme, üretimdeki gerçek artıştan daha güçlü bir tablo ortaya çıkarabiliyor.

Bu nedenle büyüme verilerinin yalnızca toplam büyüklükler üzerinden değil, sektörlerin reel performansları dikkate alınarak değerlendirilmesi önem taşıyor.

Dolar bazında milli gelir artışı refahı tek başına göstermiyor

Türkiye’nin milli gelirinin dolar cinsinden yükselmesi de ekonomik refah tartışmalarında sıkça gündeme geliyor.

Türk lirası cinsinden nominal GSYH’nin döviz kurundaki artıştan daha hızlı yükselmesi, milli gelirin dolar karşılığının artmasına yol açabiliyor.

Ancak dolar bazında milli gelirdeki yükseliş, tek başına vatandaşların daha fazla mal ve hizmet satın alabildiğini göstermiyor.

Bu göstergenin yanı sıra kişi başına düşen reel gelir, fiyatlar karşısındaki satın alma gücü, ücretlerin gelişimi ve gelir dağılımı da dikkate alınmalı.

Başka bir ifadeyle, ülkenin toplam milli gelirinin büyümesi ile bu büyümenin bireylerin yaşam standartlarına yansıması farklı ekonomik göstergelerle ölçülüyor.

Toplam büyüklüklerdeki artışın toplumsal refah artışına dönüşmesi için hanelerin reel gelirlerinde de iyileşme görülmesi gerekiyor.

Ekonomik büyümenin getirisi kimlere ulaşıyor?

Büyümenin vatandaş tarafından hissedilmesinde gelir dağılımı belirleyici rol oynuyor.

GSYH, ülke ekonomisinde yaratılan toplam katma değeri gösterirken bu gelirin toplumun farklı kesimleri arasında nasıl paylaşıldığını tek başına ortaya koymuyor.

Ekonomide üretilen değerin artmasına rağmen ücretlerin enflasyonun gerisinde kalması, çalışanların büyümeden aldığı payı sınırlayabiliyor.

Buna karşılık bazı gelir grupları, varlıkları ve yatırım gelirleri sayesinde fiyat artışlarına karşı daha güçlü bir konumda bulunabiliyor.

Bu durum, ekonomik büyümenin toplumun bütün kesimlerinde aynı refah artışını yaratmamasına neden oluyor.

Dolayısıyla büyüme oranları kadar ücretlerin reel seyri, hanehalkı gelirleri ve gelir dağılımındaki değişim de ekonomik performansın değerlendirilmesinde önem taşıyor.

Büyümenin gerçek karşılığı vatandaşın yaşam standardında

Mahfi Eğilmez’in değerlendirmesinin ortaya koyduğu temel nokta, ekonomik büyümenin toplumsal refah için önemli olmakla birlikte tek başına yeterli bir gösterge olmadığı.

Nominal gelirlerin artması, fiyatlar daha hızlı yükseliyorsa satın alma gücünde iyileşme sağlamayabiliyor. Aynı şekilde milli gelirin dolar cinsinden yükselmesi de gelirin toplum içinde nasıl dağıldığı sorusunu ortadan kaldırmıyor.

Türkiye ekonomisinin performansını değerlendirirken reel büyümenin yanı sıra enflasyonun haneler üzerindeki etkisi, ücretlerin satın alma gücü ve ekonomik kazanımların toplumun farklı kesimlerine ne ölçüde ulaştığı birlikte ele alınmalı.

Çünkü vatandaş açısından ekonomik başarının gerçek karşılığı yalnızca büyüyen milli gelir değil; kira, gıda, enerji ve diğer zorunlu harcamalarını karşılayabilmek, gelirinden tasarruf edebilmek ve yaşam standardını sürdürülebilir biçimde yükseltebilmek.

Ekonomik büyümenin toplumsal refaha dönüşüp dönüşmediğini belirleyen asıl ölçüt, rakamların büyüklüğünden çok bu büyümenin vatandaşın cebine ve günlük yaşamına ne ölçüde yansıdığıdır.

Kaynak: EkonomiDünya

AKBNK Akbank 61,10 ₺ ▼ -3,02% GARAN Garanti 125,40 ₺ ▼ -1,03% YKBNK Yapı Kredi 34,22 ₺ ▼ -0,75% HALKB Halkbank 40,88 ₺ ▼ -5,24% ISCTR İş Bankası 11,70 ₺ ▼ -3,47% SKBNK Şekerbank 2,87 ₺ ▼ -9,46% BIMAS BİM 348,75 ₺ ▼ -4,39% MGROS Migros 415,75 ₺ ▼ -2,69% MPARK MLP Sağlık 379,75 ₺ ▼ -1,56% TAVHL TAV 250,00 ₺ ▼ -1,77% THYAO THY 243,20 ₺ ▼ -3,68% TKNSA Teknosa 10,59 ₺ ▼ -5,11% AHGAZ Aksa Gaz 46,08 ₺ ▲ +0,17% AKENR Akenerji 6,15 ₺ ▼ -4,21% ENJSA Enerjisa 108,00 ₺ ▼ -4,59% GWIND Galata Wind 16,46 ₺ ▼ -2,37% ODAS Odaş 4,26 ₺ ▼ -6,78% ZOREN Zorlu Enerji 1,15 ₺ ▼ -4,17% ALARK Alarko 91,95 ₺ ▼ -2,49% ANHYT Anadolu Hayat 88,05 ₺ ▼ -0,40% ECZYT Eczacıbaşı Yat. 143,40 ₺ ▼ -8,19% GEDIK Gedik Yat. 4,75 ₺ ▲ +0,85% IHLAS İhlas Holding 0,68 ₺ ▼ -2,86% KCHOL Koç Holding 193,50 ₺ ▼ -3,15% AEFES Anadolu Efes 15,51 ₺ ▼ -2,45% ASTOR Astor 158,90 ₺ ▼ -9,97% ASUZU Anadolu İsuzu 36,28 ₺ ▼ -2,53% GLRMK Alarko GYO 103,20 ₺ ▼ -2,73% HEKTS Hektaş 1,61 ₺ ▲ +1,90% KARSN Karsan 6,41 ₺ ▼ -5,74% ASELS Aselsan 349,00 ₺ ▼ -2,65% LINK Link Bilgisayar 2,66 ₺ ▼ -5,00% FORTE Forte 73,65 ₺ ▼ -4,04% PENTA Penta Teknoloji 7,95 ₺ ▼ -3,87% TCELL Turkcell 90,40 ₺ ▼ -0,82% TTKOM Türk Telekom 46,30 ₺ ▼ -2,11% AKBNK Akbank 61,10 ₺ ▼ -3,02% GARAN Garanti 125,40 ₺ ▼ -1,03% YKBNK Yapı Kredi 34,22 ₺ ▼ -0,75% HALKB Halkbank 40,88 ₺ ▼ -5,24% ISCTR İş Bankası 11,70 ₺ ▼ -3,47% SKBNK Şekerbank 2,87 ₺ ▼ -9,46% BIMAS BİM 348,75 ₺ ▼ -4,39% MGROS Migros 415,75 ₺ ▼ -2,69% MPARK MLP Sağlık 379,75 ₺ ▼ -1,56% TAVHL TAV 250,00 ₺ ▼ -1,77% THYAO THY 243,20 ₺ ▼ -3,68% TKNSA Teknosa 10,59 ₺ ▼ -5,11% AHGAZ Aksa Gaz 46,08 ₺ ▲ +0,17% AKENR Akenerji 6,15 ₺ ▼ -4,21% ENJSA Enerjisa 108,00 ₺ ▼ -4,59% GWIND Galata Wind 16,46 ₺ ▼ -2,37% ODAS Odaş 4,26 ₺ ▼ -6,78% ZOREN Zorlu Enerji 1,15 ₺ ▼ -4,17% ALARK Alarko 91,95 ₺ ▼ -2,49% ANHYT Anadolu Hayat 88,05 ₺ ▼ -0,40% ECZYT Eczacıbaşı Yat. 143,40 ₺ ▼ -8,19% GEDIK Gedik Yat. 4,75 ₺ ▲ +0,85% IHLAS İhlas Holding 0,68 ₺ ▼ -2,86% KCHOL Koç Holding 193,50 ₺ ▼ -3,15% AEFES Anadolu Efes 15,51 ₺ ▼ -2,45% ASTOR Astor 158,90 ₺ ▼ -9,97% ASUZU Anadolu İsuzu 36,28 ₺ ▼ -2,53% GLRMK Alarko GYO 103,20 ₺ ▼ -2,73% HEKTS Hektaş 1,61 ₺ ▲ +1,90% KARSN Karsan 6,41 ₺ ▼ -5,74% ASELS Aselsan 349,00 ₺ ▼ -2,65% LINK Link Bilgisayar 2,66 ₺ ▼ -5,00% FORTE Forte 73,65 ₺ ▼ -4,04% PENTA Penta Teknoloji 7,95 ₺ ▼ -3,87% TCELL Turkcell 90,40 ₺ ▼ -0,82% TTKOM Türk Telekom 46,30 ₺ ▼ -2,11%
⚠️ Veriler 15 dakika gecikmeli olarak gösterilmektedir.