100 BAZ PUANCIK İNDİRİM GELDİ
Merkez Bankası faizi Ekim toplantısında beklentiler dahilinde 100 baz puan indirmekle yetindi. Piyasaya göz kırptı. 9 ay sonra faiz Yüzde 37’den yüzde 36’ya düşürüldü.
Merkez Bankası, 22 Ocak’ta politika faizini yüzde 38’den yüzde 37’ye indirdi.
Mart, Nisan, Haziran, Temmuz ve Eylül toplantılarında ise faizi değiştirmedi.
Bir sonraki toplantı ise 10 Aralık’ta açıklanacak.
Banka karar metninde canlılığını koruyan jeopolitik gerilimler neticesinde yüksek seyreden enerji fiyatlarının enflasyon görünümü üzerinde oluşturduğu yukarı yönlü risklerin sürüdüğü kaydedildi.
Tamam ama iş dünyası da 3 yıldır devam eden yüksek faiz politikası nedeniyle nefessiz kaldığını söylüyor.
Durum u kadar açıkken görünen köy kılavuz istemezken neden aynı politikaya devam ediliyor?
Üstelik iş dünyası artık öyle 3-5 puanlık indirim de istemiyor.
Üretime deva edebilmek yatırım fikirlerinin rafa kalkmasını önlemek için faizin bir an önce yüzde 20’li rakamların altına inmesi gerektiğini dile getiriyorlar.
Şimdi şöyle bir özet yapalım verileri de ortaya koyarak uygulanan programın sahada karşılık bulup bulmadığına bakalım.
BİNLERCE ŞİRKETİN KAPISINAKİLİT VURULDU
Mehmet Şimşek’in Hazine ve Maliye Bakanlığı görevine geldiği 2023 yılından sonra Türkiye’de konkordato ve iflas kararlarında dikkat çekici bir artış yaşandı.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği kurulan-kapanan şirket istatistiklerine göre 2023’te 25 bin 883, 2024’te 31 bin 416, 2025’te 33 bin 270 şirket kapandı. 2023’te 128 bin 528 olan kurulan şirket sayısı 2025’te 113 bin 779’a düştü.
2023 yılında 519 dosya hakkında geçici mühlet, 353 dosya hakkında kesin mühlet kararı verildi.
Aynı yıl konkordatodan iflasa dönüşen dosya sayısı 65 olarak kaydedildi. 2024 yılında ise geçici mühlet kararları 1.723’e, kesin mühlet kararları 827’ye, iflas kararları 132’ye yükseldi.
Artış 2025 yılında da devam etti.
Yıl genelinde geçici mühlet kararları 2 bin 817’ye, kesin mühlet kararları bin 708’e, iflas kararları ise 247’ye ulaştı.
Konkordato verilerinin sektörlere göre dağılımı da şirketlerin yaşadığı mali baskıların hangi alanlarda yoğunlaştığını anlamak açısından önem taşıyor.
Sektör değerlendirmelerinde inşaat, tekstil, metal ürün imalatı ve gıda öne çıkan alanlar arasında yer alıyor.
Hal böyleyken aynı programda ısrarcılık neden?
Kaynak: EkonomiDünya