Ekonomide Yeni Dönem; – Ekonomi Dünya Dergisi

Yüksek enflasyon, yüksek faiz, finansmana ulaşmanın zorlaşması, jeopolitik gerilimler, enerji fiyatları, küresel ticaretteki değişim ve içeride devam eden sıkı para politikası…

Üst üste gelen bu gelişmeler yatırımcının işini hiç olmadığı kadar zorlaştırdı.

Fakat 26 yıldır piyasaların içinde olan biri olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim.

Zor dönemler yatırım fırsatlarını ortadan kaldırmaz. Fırsatların yerini değiştirir.

Bugün mesele yalnızca para kazanılacak alanı bulmak değil. Daha önemli bir konu var ki o da parayı korurken doğru zamanda doğru yere geçebilmek.

Çünkü artık eski yatırım alışkanlıklarıyla yeni dönemi okumak kolay hiç değil.

Geçmişte yatırımcı çoğu zaman bir varlığın fiyatına bakarak karar verebiliyordu.

Bugün fiyatın arkasındaki hikayeyi, şirketin bilançosunu, faiz ortamını, finansman maliyetini, kur riskini ve küresel gelişmeleri birlikte değerlendirmek gerekiyor.

Bu da yatırım anlayışını ister istemez değiştiriyor.

Kötü haber her zaman kötü yatırım olmuyor tabi

Piyasalarda çok sık yapılan hatalardan biri, ekonomide yaşanan olumsuzluklarla yatırım fırsatını birbirine karıştırmak. 

  • Ekonomide sorun vardır, şirketin hissesi düşer.
  • Faiz yüksektir, yatırımcı riskli varlıklardan uzaklaşır.
  • Jeopolitik bir gelişme olur, piyasa satış yer.

İlk bakışta bunların tamamı olumsuz görünür.

Ancak yatırım dünyasında fiyat ile gerçek değer her zaman aynı yönde hareket etmez.

Bazen piyasa bir problemi olduğundan daha büyük fiyatlar.

Bazen de henüz ortaya çıkmamış bir iyileşmeyi önceden satın almaya başlar.

İşte yatırımcının para kazandığı alan çoğu zaman tam burada ortaya çıkar.

Bir şirketin bugün zor durumda olması tek başına yatırım fırsatı değildir.

Fakat şirketin bu zorluğu aşabilecek bilançosu, nakit üretme gücü ve iş modeli varsa, fiyatın gelecekteki toparlanmayı henüz yansıtmadığı bir noktada önemli bir fırsat oluşabilir.

Bu nedenle artık sadece “ne düştü?” diye bakmak yeterli değil.

Neden düştüğüne ve ne zaman toparlanabileceğine bakmak gerekiyor.

  • Aradaki fark, yatırım kararının ta kendisi.
  • Fırsat hala var. Fakat artık her yerde değil

Türkiye’de yatırımcı açısından önümüzdeki dönemin en önemli konusu, ekonomideki normalleşmenin hangi alanlara ne ölçüde yansıyacağı olacak.

Faizlerin seyri burada belirleyici.

TCMB 10 Eylül’de politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tuttu.

Bankanın değerlendirmelerinde enflasyon görünümü kadar enerji fiyatları ve jeopolitik gelişmelerin oluşturduğu riskler de öne çıkıyor.

Bu tablo yatırımcıya tek bir yatırım aracını işaret etmiyor. Tam tersine, seçici olmayı zorunlu kılıyor.

Faizlerin yüksek olduğu dönemde güçlü nakit üreten şirketlerle borçluluğu yüksek şirketlerin aynı kefeye konulması doğru değil.

Faizlerin gerilemeye başladığı bir dönemde ise bu fark daha da belirginleşebilir.

Finansman maliyeti düşen, borçluluğunu kontrol edebilen, satışlarını ve karlılığını artırabilen şirketler bundan daha fazla faydalanabilir.

Dolayısıyla önümüzdeki dönemde Borsa İstanbul’da yalnızca endeksin yönüne bakmak yerine şirket bazında ayrışmanın daha önemli hale gelmesini beklemek gerekir.

Ucuz olanla fırsat olan aynı şey değil

Bence yatırımcının özellikle dikkat etmesi gereken noktalardan biri bu. Bir hisse yüzde 30 düşmüş olabilir. Ama bu, yüzde 30 ucuzladığı anlamına gelmez.

Şirketin karı düşüyorsa, borcu artıyorsa, nakit üretimi bozuluyorsa ve sektörünün geleceği zayıflıyorsa düşük fiyat tek başına anlam ifade etmez.

Buna karşılık bugün yüksek değerlemeyle işlem gören ancak önümüzdeki yıllarda güçlü büyüme potansiyeli bulunan bir şirket de ilk bakışta pahalı görünebilir.

Dolayısıyla yatırım kararı yalnızca fiyat üzerinden verilemez. Benim yıllardır piyasada en çok önem verdiğim konulardan biri bu.

Fiyat başka şeydir, değer başka.

Piyasa zaman zaman ikisini birbirinden ciddi biçimde ayırır. Yatırımcının işi de o farkı yakalamaktır.

Yeni dönemde sektör değil, şirket seçmek daha önemli

Türkiye ekonomisindeki değişim bütün sektörleri aynı şekilde etkilemeyecek. Faizlerin seyri bankaları başka, sanayiciyi başka, tüketiciyi başka etkileyecek.

Kur hareketi ihracatçı için farklı, ithalata bağımlı şirket için farklı sonuç yaratacak.

Enerji maliyetindeki yükseliş bazı şirketlerin marjını bozarken, bazı sektörlerde farklı fırsatlar yaratabilecek.

Bu nedenle “şu sektör yükselecek” yaklaşımından biraz uzaklaşmak gerekiyor. Aynı sektörün içinde bile birbirinden tamamen farklı sonuçlar ortaya çıkabilir.

Güçlü bilançosu olan, borcunu çevirebilen, maliyetlerini yönetebilen ve gerektiğinde yatırım yapabilecek finansal güce sahip şirketler zor dönemleri daha rahat atlatabiliyor.

Piyasa normalleştiğinde ise bu şirketler için yeni bir büyüme alanı oluşabiliyor.

Faiz düşerse her şey yükselmeyecek

Faiz indirimi beklentisi oluştuğunda yatırımcıların önemli bir bölümü aynı anda riskli varlıklara yönelmek isteyebiliyor. Fakat faiz düşüşünün kendisi yeterli değil.

Önemli olan faiz düşüşünün hangi ekonomik koşullar içerisinde gerçekleştiği.

Enflasyon kalıcı biçimde aşağı geliyor ve ekonomik görünüm buna eşlik ediyorsa başka bir tablo ortaya çıkar.

Faiz düşüyor fakat kur, enerji fiyatları veya enflasyon beklentileri yeniden bozuluyorsa yatırımcının hesapları değişir.

Bu nedenle önümüzdeki dönemde faiz kararlarını tek başına takip etmek yerine faiz-enflasyon-kur üçgenini birlikte izlemek gerekiyor.

Bir de bunun şirket bilançolarına yansımasını görmek gerekiyor. Piyasada gerçek fırsat çoğu zaman bilançolarda ortaya çıkıyor.

Altın, döviz, hisse, fon… Hepsinin zamanı aynı değil

Son yıllarda yatırımcının en önemli değişimlerinden biri de portföy anlayışında yaşandı.

Eskiden yatırımcıların önemli bir bölümü tek bir yatırım aracına daha fazla ağırlık verebiliyordu. Bugün ise risklerin çeşitlenmesi portföyün de çeşitlenmesini gerektiriyor.

Altın bazı dönemlerde koruma aracı olarak öne çıkıyor.

Faizli ürünler yüksek faiz ortamında portföyün dengelenmesine katkı sağlayabiliyor.

Hisse senetleri ise ekonomik ve finansal koşulların iyileştiği dönemlerde uzun vadeli büyüme fırsatı sunabiliyor.

Fonlar yatırımcıya farklı varlık sınıflarına ve profesyonel yönetime erişim sağlayabiliyor.

Fakat bunların hiçbirini tek başına doğru veya yanlış yatırım olarak görmek mümkün değil.

Önemli olan yatırımcının parasının tamamını aynı senaryoya bağlamaması.

Son dönemde fon piyasasında yaşanan likidite problemi de bu açıdan yatırımcıya önemli bir ders verdi. Getiri kadar likiditeyi, fonun portföy yapısını ve risklerini de bilmek gerekiyor.

Nakit tutmak da bazen yatırım kararıdır

Piyasada yatırımcıların kabullenmekte zorlandığı gerçeklerden biri de bu. Her zaman yatırım yapmak zorunda değiliz.

Bazen piyasada fiyatlar gelecekteki olumlu gelişmeleri fazlasıyla satın almış olabilir. Bazen belirsizlik yükselmiştir.

Bazen de daha iyi bir fiyat için beklemek, yanlış zamanda pozisyon almaktan daha doğru olabilir.

Nakit bu nedenle boşta duran para değildir. Doğru zamanda kullanılabilecek bir fırsat rezervidir.

Özellikle yüksek oynaklığın yaşandığı dönemlerde portföyün tamamını piyasaya bağlamamak, yatırımcıya yalnızca psikolojik rahatlık sağlamaz.

Fiyatlar cazip hale geldiğinde hareket edebilme imkanı da verir.

Yeni yatırımcının en büyük avantajı sabır olacak

Önümüzdeki dönemde piyasada hızlı hareketler göreceğiz. Bazı günler büyük yükselişler, bazı günler sert satışlar yaşanabilir.

Böyle dönemlerde yatırımcının en büyük hatası, her hareketi yeni bir fırsat sanmak olur.

  • Ben yatırımda fırsat ararken üç şeye özellikle dikkat ederim:
  • Şirketin gerçek anlamda para kazanıp kazanmadığına.
  • Bilançonun borç ve nakit tarafına.
  • Ve fiyatın gelecekteki beklentiyi ne ölçüde satın aldığına.

Bunların üçünü bir araya getirmeden yalnızca grafik üzerinden karar vermek, özellikle böyle dönemlerde yatırımcıyı gereksiz riske sokabilir.

Türkiye’nin önünde hala önemli bir potansiyel var

Bütün risklere rağmen Türkiye ekonomisini yalnızca sorunlar üzerinden okumak da doğru değil.

Türkiye’nin üretim kapasitesi, genç nüfusu, ihracat kabiliyeti, coğrafi konumu ve farklı sektörlerdeki büyüme potansiyeli hala önemli.

Rezervlerdeki gelişmeler, risk primindeki gerileme ve finansal koşullardaki normalleşme işaretleri de yatırımcı açısından takip edilmesi gereken gelişmeler.

Bunlar bütün sorunların çözüldüğü anlamına gelmiyor.

Fakat yatırım piyasalarında zaten mesele risksiz bir ortam bulmak değil.

Riskin karşılığında yeterli getirinin oluşup oluşmadığını görmek.

Bence yeni dönemin en önemli yatırım yaklaşımı da burada yatıyor.

Artık yatırımcı değişmek zorunda

Piyasalarda uzun yıllar boyunca “ne alalım?” sorusu öne çıktı.

Bugün bu yaklaşım bana yeterli gelmiyor.

Bir yatırım aracını satın almadan önce onun hangi ekonomik koşullarda değer kazanacağını, hangi koşullarda zarar ettireceğini ve portföyün geri kalanıyla nasıl bir ilişki içerisinde olduğunu bilmek gerekiyor.

Çünkü önümüzdeki dönem tek yönlü olmayacak.

  • Faizler değişecek.
  • Enflasyon değişecek.
  • Kur değişecek.
  • Şirketlerin bilançoları değişecek.
  • Küresel sermayenin Türkiye’ye bakışı değişecek.

Bütün bunlar yatırım araçlarının birbirinden farklı zamanlarda öne çıkmasına neden olacak.

Bu nedenle artık tek bir yatırım hikayesine bağlanmak yerine değişen koşullara göre pozisyon değiştirebilen bir portföy anlayışı gerekiyor.

Ekonomide yaşanan bütün olumsuzluklara bakıp “artık fırsat kalmadı” demek bana göre piyasayı yanlış okumak olur.

Çünkü yatırım piyasasında  fırsatlar hiçbir zaman tamamen ortadan kalkmaz. Sadece herkesin gördüğü yerden kaybolur.

Bazen bir şirketin kötü bilançosunun içinde saklanır.

Bazen piyasanın gereğinden fazla korktuğu bir dönemde ortaya çıkar. 

Bazen faizlerin yön değiştirmesini bekler.

Bazen de uzun süredir kimsenin konuşmadığı bir sektörde kendini gösterir.

Ama artık yatırımcının işi kolay değil.

Eskisi gibi sadece doğru hisseyi bulmak yetmiyor.

Doğru şirketi, doğru fiyatı, doğru zamanı ve doğru portföy ağırlığını birlikte bulmak gerekiyor.

Benim için ekonomide başlayan yeni dönemin asıl farkı burada.

Fırsatlar bitmedi. Kolay fırsatlar azaldı.

Ve bundan sonraki dönemde kazanan yatırımcıyı yalnızca aldığı varlık değil, hangi riski ne zaman aldığı ve ne zaman vazgeçebildiği belirleyecek.

 

Kaynak: EkonomiDünya

AKBNK Akbank 62,50 ₺ ▼ -0,79% GARAN Garanti 127,60 ₺ ▲ +0,71% YKBNK Yapı Kredi 35,06 ₺ ▲ +1,68% HALKB Halkbank 41,76 ₺ ▼ -3,20% ISCTR İş Bankası 11,98 ₺ ▼ -1,16% SKBNK Şekerbank 3,09 ₺ ▼ -2,52% BIMAS BİM 355,25 ₺ ▼ -2,60% MGROS Migros 425,50 ₺ ▼ -0,41% MPARK MLP Sağlık 381,25 ₺ ▼ -1,17% TAVHL TAV 256,25 ₺ ▲ +0,69% THYAO THY 246,30 ₺ ▼ -2,46% TKNSA Teknosa 10,75 ₺ ▼ -3,67% AHGAZ Aksa Gaz 46,48 ₺ ▲ +1,04% AKENR Akenerji 6,33 ₺ ▼ -1,40% ENJSA Enerjisa 109,00 ₺ ▼ -3,71% GWIND Galata Wind 16,78 ₺ ▼ -0,47% ODAS Odaş 4,39 ₺ ▼ -3,94% ZOREN Zorlu Enerji 1,16 ₺ ▼ -3,33% ALARK Alarko 93,35 ₺ ▼ -1,01% ANHYT Anadolu Hayat 88,25 ₺ ▼ -0,17% ECZYT Eczacıbaşı Yat. 145,80 ₺ ▼ -6,66% GEDIK Gedik Yat. 4,77 ₺ ▲ +1,27% IHLAS İhlas Holding 0,69 ₺ ▼ -1,43% KCHOL Koç Holding 196,40 ₺ ▼ -1,70% AEFES Anadolu Efes 15,82 ₺ ▼ -0,50% ASTOR Astor 158,90 ₺ ▼ -9,97% ASUZU Anadolu İsuzu 36,50 ₺ ▼ -1,93% GLRMK Alarko GYO 105,80 ₺ ▼ -0,28% HEKTS Hektaş 1,68 ₺ ▲ +6,33% KARSN Karsan 6,50 ₺ ▼ -4,41% ASELS Aselsan 352,25 ₺ ▼ -1,74% LINK Link Bilgisayar 2,72 ₺ ▼ -2,86% FORTE Forte 74,70 ₺ ▼ -2,67% PENTA Penta Teknoloji 8,06 ₺ ▼ -2,54% TCELL Turkcell 91,05 ₺ ▼ -0,11% TTKOM Türk Telekom 46,92 ₺ ▼ -0,80% AKBNK Akbank 62,50 ₺ ▼ -0,79% GARAN Garanti 127,60 ₺ ▲ +0,71% YKBNK Yapı Kredi 35,06 ₺ ▲ +1,68% HALKB Halkbank 41,76 ₺ ▼ -3,20% ISCTR İş Bankası 11,98 ₺ ▼ -1,16% SKBNK Şekerbank 3,09 ₺ ▼ -2,52% BIMAS BİM 355,25 ₺ ▼ -2,60% MGROS Migros 425,50 ₺ ▼ -0,41% MPARK MLP Sağlık 381,25 ₺ ▼ -1,17% TAVHL TAV 256,25 ₺ ▲ +0,69% THYAO THY 246,30 ₺ ▼ -2,46% TKNSA Teknosa 10,75 ₺ ▼ -3,67% AHGAZ Aksa Gaz 46,48 ₺ ▲ +1,04% AKENR Akenerji 6,33 ₺ ▼ -1,40% ENJSA Enerjisa 109,00 ₺ ▼ -3,71% GWIND Galata Wind 16,78 ₺ ▼ -0,47% ODAS Odaş 4,39 ₺ ▼ -3,94% ZOREN Zorlu Enerji 1,16 ₺ ▼ -3,33% ALARK Alarko 93,35 ₺ ▼ -1,01% ANHYT Anadolu Hayat 88,25 ₺ ▼ -0,17% ECZYT Eczacıbaşı Yat. 145,80 ₺ ▼ -6,66% GEDIK Gedik Yat. 4,77 ₺ ▲ +1,27% IHLAS İhlas Holding 0,69 ₺ ▼ -1,43% KCHOL Koç Holding 196,40 ₺ ▼ -1,70% AEFES Anadolu Efes 15,82 ₺ ▼ -0,50% ASTOR Astor 158,90 ₺ ▼ -9,97% ASUZU Anadolu İsuzu 36,50 ₺ ▼ -1,93% GLRMK Alarko GYO 105,80 ₺ ▼ -0,28% HEKTS Hektaş 1,68 ₺ ▲ +6,33% KARSN Karsan 6,50 ₺ ▼ -4,41% ASELS Aselsan 352,25 ₺ ▼ -1,74% LINK Link Bilgisayar 2,72 ₺ ▼ -2,86% FORTE Forte 74,70 ₺ ▼ -2,67% PENTA Penta Teknoloji 8,06 ₺ ▼ -2,54% TCELL Turkcell 91,05 ₺ ▼ -0,11% TTKOM Türk Telekom 46,92 ₺ ▼ -0,80%
⚠️ Veriler 15 dakika gecikmeli olarak gösterilmektedir.