Fon soruşturmasında 15 müfettiş görev başında: DDK harekete geçti
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, yatırım fonlarına yönelik soruşturmada idari denetimin kapsamının genişletildiğini belirterek Devlet Denetleme Kurulunun (DDK) yaklaşık 15 denetmen ve müfettişle sahada çalışmaya başladığını açıkladı.
Yılmaz, sorunlu fonların tasfiyesi ve yatırımcıların mağduriyetlerinin giderilmesi için yürütülen çalışmalarda kamu kaynağı kullanılmayacağını vurguladı.
Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası’na konuk olan Yılmaz, fon soruşturmasının yanı sıra Türkiye ekonomisinin görünümüne, sermaye piyasalarındaki gelişmelere ve yatırımcılara yönelik hazırlanan yasal düzenlemeye ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
131 fon için tasfiye süreci yürütülüyor
Fon soruşturması kapsamında 7 şirkete bağlı 131 fon hakkında tedbir ve tasfiye kararları alındığını belirten Yılmaz, sorunlu yapıların sermaye piyasalarının geneline zarar vermesini önlemek amacıyla hızlı hareket edildiğini söyledi.
Söz konusu 131 fonun toplam fon sayısının yüzde 4,6’sını, toplam fon portföyünün ise yüzde 7,7’sini oluşturduğunu aktaran Yılmaz, bu yapılarda 455 binden fazla yatırımcının bulunduğunu ifade etti.
Süreçte adli makamların da devreye girdiğini belirten Yılmaz, bazı kişilerin tutuklandığını veya gözaltına alındığını, çeşitli soruşturmaların devam ettiğini ve sorumluların mal varlıklarına yönelik tedbirler uygulandığını kaydetti.
DDK, kurumların sorumluluklarını da inceleyecek
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla Devlet Denetleme Kurulunun görevlendirildiğini hatırlatan Yılmaz, denetimin yalnızca fonlarla sınırlı kalmayacağını belirtti.
Yaklaşık 15 denetmen ve müfettişin sahada çalışmaya başladığını bildiren Yılmaz, ilgili kamu kurumları ve bağımsız finansal otoritelerin de inceleme kapsamında değerlendirileceğini söyledi.
Hazırlanacak raporla hem kişisel sorumlulukların hem de idari sistemdeki eksikliklerin ortaya çıkarılmasının amaçlandığını ifade eden Yılmaz, ihtiyaç duyulması halinde yeni yasal düzenlemelerin gündeme gelebileceğini dile getirdi.
44 bine yakın yatırımcıya ödeme yapıldı
Tasfiye sürecinde bazı fonların olağan koşullarda kapatıldığını belirten Yılmaz, 8 Ekim itibarıyla yaklaşık 44 bin yatırımcıya ödemelerin gerçekleştirildiğini açıkladı.
Yılmaz’ın verdiği bilgiye göre, tasfiyesi tamamlanan fonlarda mevcut mevzuat çerçevesindeki hak ve yükümlülükler yerine getirildi.
Diğer fonlara ilişkin işlemler ise ilgili kurumların koordinasyonunda sürdürülüyor.
Fon Koordinasyon Kurulunun dört kez toplandığını belirten Yılmaz, yatırımcıların haklarının korunması ve sürecin sağlıklı yürütülmesi için kurumlar arasında eş güdüm sağlandığını kaydetti.
Yatırımcıya 1 milyon liraya kadar ara ödeme planı
TBMM gündemindeki kanun teklifinin, mağduriyet yaşayan yatırımcılara yönelik yeni bir ödeme mekanizması oluşturması öngörülüyor.
Yılmaz, teklif kapsamında özellikle küçük yatırımcılar ve para piyasası fonlarında parası bulunanlar öncelikli olmak üzere 1 milyon liraya kadar ara ödeme yapılmasının planlandığını belirtti.
Ödemelerde net yatırım tutarının esas alınacağını ifade eden Yılmaz, anaparasını daha önce geri alanların uygulamadan yararlanamayacağını, fonlarda alacağı kalan yatırımcıların ise belirlenen sınırlar çerçevesinde ödeme alabileceğini söyledi.
Bir fonda yeterli kaynak bulunmaması ihtimaline karşı da tedbirler üzerinde çalışıldığını aktaran Yılmaz, elde edilebilen kaynakların ilgili fonlara aktarılmasının ve ödemelerde düşük tutarlı alacaklara öncelik verilmesinin değerlendirildiğini kaydetti.
İadelerde üç ayrı kaynak kullanılacak
Yatırımcılara yapılması planlanan iadelerin finansmanına ilişkin bilgi veren Yılmaz, üç temel kaynak öngörüldüğünü açıkladı.
Bunlar, fonlarda kalan ve nakde çevrilebilecek varlıklar, haksız veya fahiş kazançların geri alınmasıyla sağlanacak tutarlar ve sorumlu kişi ya da şirketlerin mal varlıklarının değerlendirilmesinden elde edilecek gelirler olarak sıralandı.
Yılmaz, iadelerde kamu kaynağı kullanılmayacağının altını çizerek, sürecin hukuki çerçevede yürütüleceğini belirtti.
Kanun teklifinin henüz yasalaşmadığını hatırlatan Yılmaz, düzenlemenin Meclis’teki görüşmelerinin ardından ödeme takviminin daha net hale geleceğini ifade etti.
İlgili kurumların teknik hazırlıklarını sürdürdüğünü belirten Yılmaz, yasanın çıkmasıyla birlikte ödemelerin başlatılmasının hedeflendiğini söyledi.
Hukuka aykırı işlem yapanların sorumluluğu sürecek
Haksız kazançların iade edilmesinin hukuki sorumluluğu ortadan kaldırıp kaldırmayacağına da değinen Yılmaz, hukuka aykırı işlem ile yüksek kazanç elde edilmesi arasında ayrım yapılması gerektiğini vurguladı.
Yılmaz, hukuka aykırı bir işlem söz konusu olduğunda kazancın iade edilmesinin sorumluluğu ortadan kaldırmayacağını belirtti.
Piyasa bozucu faaliyetlerin ve suç teşkil eden eylemlerin nihai olarak hukuki süreçler kapsamında değerlendirileceğini kaydetti.
Yatırımcıların tamamının aynı çerçevede değerlendirilmesine karşı çıkan Yılmaz, yatırımcı ile manipülatör ve spekülatör arasında ayrım yapılması gerektiğini söyledi.
Sermaye piyasalarına yatırım yapmanın tek başına suç olarak görülemeyeceğini ifade eden Yılmaz, suç iddialarının somut bilgi ve belgelerle ortaya konulması çağrısında bulundu.
Tasfiye süreci borsayı olumsuz etkilemeyecek
Fonların tasfiye işlemlerinin borsa üzerindeki etkisine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, sürecin piyasalarda yeni bir olumsuzluk oluşturmaması için gerekli hassasiyetin gösterileceğini bildirdi.
Borsadaki hareketlerin yalnızca fon piyasalarındaki gelişmelerle açıklanamayacağını belirten Yılmaz, küresel faiz oranları ve güvenlik riskleri gibi birçok unsurun yatırımcı davranışlarını etkilediğine dikkati çekti.
Fon Koordinasyon Kurulunun tasfiye süreçlerinin koordinasyonunda yönlendirici rol üstlendiğini belirten Yılmaz, amaçlarının sorunlu yapıları sistemden çıkarırken sermaye piyasalarının genel işleyişini korumak olduğunu ifade etti.
Yılmaz’dan ekonomi ve sermaye piyasaları mesajı
Türkiye ekonomisinin makroekonomik temellerinin sağlam olduğunu savunan Yılmaz, büyümenin ve istihdam artışının devam ettiğini, ihracat hacminin 410 milyar dolara ulaştığını söyledi.
Cari açığın yönetilebilir seviyede bulunduğunu belirten Yılmaz, deprem harcamalarına ve enerji fiyatlarındaki gelişmelere rağmen bütçe görünümünün kontrol altında olduğunu, bankacılık sisteminin sermaye yeterlilik oranlarının da gerekli sınırların üzerinde seyrettiğini ifade etti.
Sermaye piyasalarının üretim, yatırım ve ekonomik kalkınma açısından önem taşıdığını vurgulayan Yılmaz, sorunlu fonlara ilişkin sürecin piyasaların tamamına yönelik bir güvensizlik oluşturmasına izin verilmemesi gerektiğini kaydetti.
Yılmaz ayrıca, suç teşkil eden bir işlem tespit edilmesi halinde siyasi kimlik veya kişisel yakınlık gözetilmeksizin hukukun gereğinin yapılacağını belirterek, soruşturmanın hem sorumluların belirlenmesi hem de yatırımcı haklarının korunması açısından sürdürüleceğini söyledi.
Kaynak: EkonomiDünya