Prof. Hakan Kara faiz indirimi için ekim ayını işaret etti
Türkiye ekonomisinde para politikasının yönüne ilişkin beklentiler yeniden gündemin merkezine yerleşirken, Prof.
Dr.
Hakan Kara’dan dikkat çeken bir değerlendirme geldi.
Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) eski Başekonomisti Kara, fon krizinin ardından ekonomide yaşanabilecek yavaşlamanın enflasyon üzerindeki etkisine dikkat çekti.
Kara, daha önce yaptığı değerlendirmede fon krizinin ardından iç talepte belirgin bir yavaşlama yaşanmasını ve bunun enflasyonist baskıları sınırlamasını beklediğini ifade etmişti.
Ekonomist, bu beklentisinde herhangi bir değişiklik olmadığını açıkladı.
Kara’nın değerlendirmesine göre, talepteki zayıflama enflasyonun düşüş sürecini destekleyebilir. Bu tablo ise para politikasında gevşeme alanını genişletebilir.
“Tahminlerimi aynen koruyorum”
Hakan Kara, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda daha önce ortaya koyduğu faiz indirimi beklentisini yineledi.
Kara, fon krizinin hemen ardından yaptığı değerlendirmede talebin yavaşlayacağını, bunun enflasyonu dizginleyeceğini ve ekim ayında faiz indirimlerinin başlayacağını öngördüğünü hatırlattı.
Ekonomist, mevcut gelişmelerin söz konusu beklentisini değiştirmediğini vurgularken, piyasanın da benzer bir senaryoya doğru yaklaştığını belirtti.
Bu mesaj, piyasaların TCMB’nin faiz politikasında ekim ayında yeni bir döneme geçebileceğine ilişkin beklentilerinin güçlendiği şeklinde yorumlandı.
Büyüme tahminini aşağı çekti
Hakan Kara’nın son değerlendirmesindeki bir diğer önemli başlık ise büyüme oldu.
Kara, fon krizinin yalnızca finansal piyasalarla sınırlı kalmayabileceğini, likidite, varlık fiyatları ve güven kanalı üzerinden reel ekonomiyi de etkileyebileceğini belirtti.
Daha önce Türkiye ekonomisinde yavaşlamanın belirginleşeceğini öngören Kara, yaşanan gelişmelerin bu görüşünü güçlendirdiğini ifade etti.
Bu çerçevede daha önce yüzde 2,8 olarak açıkladığı yıl sonu büyüme tahminini yüzde 2,3’e indirdi.
Fon krizinin ekonomiye etkisi izlenecek
Fon piyasasında yaşanan dalgalanmaların ardından ekonomik aktivite, tüketici talebi ve yatırım iştahı üzerindeki etkiler yakından takip ediliyor.
Özellikle finansal koşullardaki sıkılaşmanın iç talep üzerinde baskı oluşturması, önümüzdeki dönemde enflasyon görünümü açısından kritik başlıklardan biri olarak öne çıkıyor.
Kara’nın değerlendirmesi, ekonomi yönetiminin önündeki temel denklem açısından da önem taşıyor.
Talebin kontrollü biçimde yavaşlaması ve enflasyonun gerilemeye devam etmesi halinde faiz politikasında gevşeme için daha geniş bir alan oluşabilir.
Ancak faiz indirimi sürecinin başlayıp başlamayacağı yalnızca talep göstergelerine değil, enflasyonun seyri, beklentiler, finansal piyasalardaki gelişmeler ve Türk lirasındaki hareketlere de bağlı olacak.
Piyasaların gözü ekim toplantısında
Hakan Kara’nın “ekimde faiz indirimi” yönündeki beklentisini koruması, TCMB’nin yaklaşan faiz kararını daha da önemli hale getirdi.
Piyasalar açısından bundan sonraki süreçte enflasyon verileri, finansal koşullar ve iç talepteki yavaşlamanın boyutu belirleyici olacak.
Kara’nın büyüme tahminini aşağı çekmesi ise fon krizinin ekonomi üzerindeki etkilerinin yalnızca kısa vadeli piyasa hareketleriyle sınırlı kalmayabileceğine işaret ediyor.
Özetle, ekim ayında faiz indirimi beklentisi yeniden ekonomi gündeminin en kritik başlıklarından biri haline gelirken, Hakan Kara’nın tahminini koruması piyasalardaki beklentiler açısından yakından izleniyor.
Kaynak: EkonomiDünya